Anasayfa İletişim Site Haritası
 
Üniversite Hastanemiz Obezite Cerrahisinde Bölgesinde İkinci Sırada.
Bölgesinde ve Türkiye çapında hem sağlık hem de fiziksel anlamda söz sahibi olmak için çalışmalarını yürüten Üniversite Hastanemiz bu bağlamdaki çalışmalarına bir yenisini daha ekledi.
Hastanemiz obezite cerrahisi alanında Orta Anadolu Bölgesinde Ankara’dan sonra ikinci sırada yer alıyor.
2015 yılından bu yana Üniversite Hastanemiz Genel Cerrahi Ana Bilim Dalında çalışan, son dört aydır da başhekim yardımcılığı görevini yürüten Yrd. Doç. Dr. Mustafa Atabey, özel hastanelerin ve devlet hastanelerinin de bu hizmeti verdiği için üniversite hastanelerinin kapasitesinin yukarı çıkamadığını vurgulayarak, “Obezite cerrahisi işlemleri kamu hastaneleri ve üniversite hastanelerinin yanı sıra özel hastanelerde de verilen sağlık hizmetidir. Birçoğumuzun bildiği üzere özel hastanelerdeki ameliyat fiyatları çok yüksek olmakla birlikte kamu hastanelerinde de bir miktar ücret alınmaktadır. Üniversite olarak hastalarımızdan malzeme ücreti olarak aldığımız bu farkı en az düzeyde tutma gayretindeyiz. Örnek verecek olursak, Hacettepe Üniversitesinde Bariatrik Cerrahi için alınan hasta farkı yaklaşık 10 bin lira iken Üniversitemizde bu fark en fazla 4 bin liradır. Bu da hastalarımıza sunduğumuz hizmetin daha yaygın ve ulaşılabilir olmasını sağlamaktadır.
Orta Anadolu Bölgesi’nde Ankara’dan sonra ikinci sırada yer alan Üniversitemizin amacı, yeni yatırımlarla, çalışmalarla ülke genelinde de hastanemizi üst sıralara taşımaktır. Yaklaşık 12-13 aylık zaman zarfı içerisinde yaklaşık 200 hastaya cerrahi müdahale uyguladık. Bu hastalarımız hâlâ tahlil ve kontrollerine devam etmekteler. Türkiye genelinde üniversite hastanelerine baktığımız zaman Üniversite Hastanemiz ilk 10 içinde yer almaktadır.’’ dedi.
Şehir Dışından Gelen Hastalara Ücretsiz Konaklama Hizmeti Veriliyor
Şehir dışından gelen hastaları da düşündüklerini söyleyen Dr. Mustafa Atabay, “Yönetim olarak da hastalarımız için elimizden gelen her türlü yardım ve fedakârlığı yapıyoruz. Rektörlüğümüz ve Üniversite Hastanemiz olarak da obezite cerrahisini önemsiyoruz. Şehir dışından gelen hastalarımız için refakatçi otelimizi açmış bulunmaktayız. Üniversitemizi ve Hastanemizi tedavi için tercih eden değerli hastalarımız bundan sonra refakatçi otelimizde istedikleri kadar konaklayabileceklerdir.’’ dedi.
Hastalarımızı Üçer Aylık Periyotta Takip Ediyoruz
Obezite cerrahisi aslında birçok bölümün ortaklaşa yürüttüğü bir program. Sadece ameliyatla olup biten bir süreç değil. Hastalarımız ameliyattan önce kardiyoloji, endokronoloji, göğüs hastalıkları, anestezi muayenesinden geçip ayrıntılı olarak bütün tetkikleri yapılmaktadır. Bu tetkikler sonucunda ameliyata engel herhangi bir problemin olmaması durumunda hastalarımıza ameliyatı öneriyoruz. Ameliyatları kapalı olarak yapmaktayız. Hastalarımız ameliyat oldukları gün ayağa kalkmakta ve ameliyattan sonraki 3 veya 4. gün taburcu olmaktadırlar. Taburcu edildikten sonraki ilk 10 gün sıvı diyetle beslenme programı, ikinci 10 gün püre şeklinde tabir ettiğimiz yumuşak gıdalar ve bu 10 günden sonra normal beslenme dönemine geçmektedirler. Ameliyattan sonraki 1- 3-6 ve 9. aylarda hastalarımızı rutin kontrole tabi tutmaktayız. Ameliyat ile hedefimiz, hastalarımızın mevcut olan fazla kilolarının yüzde 60 ila yüzde 70’inden kurtulmalarını sağlamak. Ama burada da her türlü hastalıkta olduğu gibi asıl önemli olan hastanın kendisidir. Eğer hastalar ameliyattan sonraki süreçte belirlediğimiz programlara harfiyen uyup dikkat ederlerse fazla kilolarının tamamından da kurtulabilmektedirler.
Doğrudan Obeziteye Bağlı Ölümlerin Sayısı 1 Milyonun Üstünde
Obezitenin önlenebilir ölüm sebepleri içerisinde sigaradan sonra ikinci sırada geldiğini söyleyen Dr. Mustafa Atabay, dolaylı olarak obezitenin yol açtığı kanser ve diğer hastalıkları da göz önünde bulundurulduğunda ölüm oranlarının çok daha yüksek olduğunu söyledi. Dr. Mustafa Atabay, “Obezite aslında dünyanın uzun yıllardır mücadele ettiği bir hastalık. Ülkemizde özellikle son beş-on yıldır yapılan ameliyatların da popüler olmasıyla birlikte daha ön plana çıkmış durumda. Bununla ilgili Sağlık Bakanlığı ve Halk Sağlığı Kurumunun toplumsal politikalar geliştirdiğini hep birlikte görüyoruz. Bizler de hekim olarak obeziteye bağlı hastalıklar ve obeziteyle mücadele için Kurumumuzda yapılması gereken tedavi ve hizmetleri yürütüyoruz. Amerika ve İsveç’te 1950-1960lı yıllarda obeziteyle mücadele için cerrahi müdahaleler başlıyor. Bu müdahale yöntemleri gelişerek ve değişerek günümüzdeki son hâlini alıyor. Toplumda artan obezite sebebiyle de ülkemizde de bu ameliyatlar 2015 yılında bu ameliyatlar 6 bin iken, 2016 yılında da bu rakamın 15 bin civarında olduğunu görüyoruz. Amerika’da yıllık ameliyat sayısının yıllık 400 bin olduğunu düşünürsek aslında ülkemizde çok da fazla olmadığını söyleyebiliriz. Ülke verilerimiz Batı toplumunun hâlâ çok gerisinde.” dedi.
Hastalardan Hatice Şahin, “Obezite ameliyatını olalı 1 yıl oldu. Ameliyat olduğumda 115 kiloydum. Şu anda 62 kiloyum. Hocamızı facebook sayfasında gördüm, geldim kendisiyle görüştüm. Yaklaşık 2-3 ay sonra ameliyatıma karar verildi. Şu an gayet iyiyim. Bu ameliyatı olmamın sebebi, özgüven eksikliğiydi. Çevreye katılamama, kendimi dışlanmış hissetme, kıyafet konusunda yaşadığım sıkıntılar ameliyat olmamda temel etkenlerdi. Ayrıca bende astım-bronşit vardı. Kilo verdikten sonra o hastalığım da iyileşti. Şekerim sınırdaydı, bugün kontrollerimi yaptırdım her şey normal. Doktorum Mustafa Atabey’e teşekkür ediyorum, kendisi harika bir doktor.’’ dedi. 




TÜM HABER ve ETKİNLİKLER
  Tasarım ve Kodlama:C.Ü.Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Bilgi İşlem