Anasayfa İletişim
 
Üniversitemiz Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü tarafından ‘Sağlıkta Manevi Bakım’ programı düzenlendi.

 Üniversitemiz Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü tarafından ‘Sağlıkta Manevi Bakım’ programı düzenlendi.

 Üniversitemiz Prof. Dr. Behsan Önol Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa; Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Hilmi Ataseven, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Psikolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Öznur Özdoğan, Kırıkkale Üniversitesi İslâmî İlimler Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Fatma Zeynep Belen, Uzman Klinik Psikolog Savaş Polat, akademisyenler ile çok sayıda öğrenci ve davetli katıldı.

 Saygı duruşu ve İstiklâl Marşımızın okunmasının ardından başlayan programda manevi bakımın ne derece önem arz ettiği ve manevi bakımın nasıl olması gerektiği konularında dinleyicilere bilgi verildi.

 Programın açış konuşmasını yapan Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Sema Yılmaz, “Manevi bakım hizmetlerinin neredeyse yüzyıldan fazla bir geçmişi bulunmaktadır. Ülkemizde ise manevi bakım hizmetinin oluşturulması ve uygulama zemini koşullarının, imkânlarının hazırlanması için çalışmalar hâlen devam etmektedir. Bakım ne demek ve biz bununla neyi kastediyoruz? Hayati önem arz eden, fiziki, psikolojik, sosyal etkinliklerin, fonksiyonların sağlanmasında, bozulan fonksiyonların yeniden yerine getirilmesinde ve uyumunda bakıma muhtaç kişilere destek ve yardım hizmetleridir. Bunlar tıbbi tedavi ve bakımdan ayrıdır. Bakıma muhtaç kişinin kendisinin hem fiziksel hem de manen ve ruhen iyi hissedebilmesi için; tıbbi ve sosyal bakımın yanında manevi destek ve teselli hizmetlerinin de sunulmasını kapsamaktadır.” şeklinde konuştu.

 Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde tövbe kavramı (arınma) ile tanıştığını belirten Ankara İlahiyat Fakültesi Din Psikolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Öznur Özdoğan, “Kimlerin en çok ihtiyacı var diye düşündüğümde asistanlık dönemimde, mahkûmlarla çalışmak istedim. Mahkûmlarla çalışırken bana koğuşta çalışma izni verilmişti. Kadın mahkûmları dinliyorum, hani filmlerde sizin gördüğünüz o volta attıkları alanda, herkes kendini çok haklı görüyor. Grup çok ilginçti; 54 kadın vardı ve 32’si eşine zarar verenlerdi. O kadınları dinliyordum, haklılık duygusu baskındı. Sonra aslında ben onların tövbelerine katkıda bulunmak için gittim; ama inanın ilk tövbeyi kendim yaptım.” diye konuştu.

 Kırıkkale Üniversitesi İslâmî İlimler Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Fatma Zeynep Belen, “Benim çocukluk yıllarım 3-4 yıl Sivas’ta geçti. Onun için tekrar bu şekilde yıllar sonra buraya gelmek çok anlamlı. Bibliyoterapi; kitaplarla okuma, kitaplarla iyileşme anlamındadır. Bibliyoterapi 19.yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlanmış bir teknik. İnsanoğlu var olduğu andan itibaren aslında, vahiyle, kitapla ve metinle biz rehberlik görmekteyiz. Bizler hayatta bir anlam süreci, anlam sistemi kuruyoruz. Yaşam olayı dediğimiz olaylarla karşılaştığımız zaman, bu anlam sistemi ya sarsılıyor ya da tamamen yerle bir olup yıkılıyor. İşte, manevi bakım yaş süreçlerinde, hüzünlü olaylarda ya da sevinçli olaylarımızda; bizim kaybetmiş ya da sarsılmış olan anlam dünyamızı yeniden aktarmamız için bize, katkı sağlıyor.” dedi. 




TÜM HABER ve ETKİNLİKLER
  Tasarım ve Kodlama:C.Ü.Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Bilgi İşlem